Hayatın kalabalık mı sanıyorsun ?

Annemi aniden kaybettim. Yani, şu an değil, yıllar oldu. Ama aniden. Hiç bir hastalığı yokken, doktora gitmişliği dahi yokken... Genç denebilecek yaşta... Her ölüm, ölenin yakınlarına çok erken geliyor. Ölümün beklenen standart bir yaşı varmış gibi. Erken-geç, göreceli, farkındayım. Ama annemin ölümü, istatistiklere göre genç bir yaşta oldu. Saçma. Rakamlarla açıklanabilecek bir konu değil bu. … Okumaya devam et Hayatın kalabalık mı sanıyorsun ?

Öykü-Pencere Hapsi

Öylesine sakin ki! Benden ve az önce olanlardan habersiz, bom boş bakıyor pencereler. Neye baktıklarını bilmeden bakıyorlar. Sabahın ilk ışıklarında, beyaz çerçeveleri, biz buradayız diye bağırıyor. Ama içleri boş. Karanlık. Benim farkımda bile değiller. Oysa bir bilseler... Kime baktıklarının bir farkında olsalar... Sokak lambasının ışığı ayak izlerimi parlatıyor. Pencereler, bu ayak izlerini masum zannedebilirler. Her … Okumaya devam et Öykü-Pencere Hapsi

Öykü-Mandalina

Titreyen parmaklarının arasında tuttuğu mandalina dilimlerinden bir tanesini zorlukla ayırdı. Derisi buruşmuş eli, her zamanki titizliğiyle meyvenin üzerindeki lifleri ayıklamaya çalıştı. Tutmakta zorlandı. Bir deneme, bir deneme daha... Üçüncü denemesinde yakalayabildi lifleri. Beceriksizce ayırdı dilimin üzerinden. Ağzına götürdü. Uzun mesafeyi kat etti. Bu da bir başarıydı. Zamana ve koşullara bağlıydı çünkü başarı. Kırk yıl önce … Okumaya devam et Öykü-Mandalina

Kefaret

Kefaret’i okudum. Kitap, 2002’de Times dergisi tarafından yılın eseri seçilmiş ve Man Booker Ödülü adayları arasına girmiş. Yazarı Ian McEwan, bir başka kitabı “Amsterdam’da düello” ile Man Booker Ödülü kazanmış. Kefaret’te hikaye, 65 yıllık bir zamana yayılıyor. İlk kısımda, 1939 yılında, burjuva bir İngiliz ailesinin malikanesinde yaşanan olayları, farklı karakterlerin gözünden okuyoruz. Gerçekte olanı, farklı … Okumaya devam et Kefaret

“Sabır Taşı” olsa çatlar dedikleri

Sabır Taşı’nı okudum. Kitap 2008'de Goncourt ödülü kazanmış. Yazarı Atiq Rahimi, Afganistan’da doğmuş. Afganistan-Sovyetler Birliği savaşı nedeniyle, 22 yaşındayken Fransa’ya sığınmış. Sabır Taşı, kısa ama çok sert, çok sarsıcı bir novella. Afganistan’da geçtiğini tahmin ediyoruz ama aslında kitapta hiç mekan ve karakter ismi geçmiyor. Erkek egemen toplumda, erkek-kadın ilişkisine, kadının maruz kaldığı eziyete dair evrensel … Okumaya devam et “Sabır Taşı” olsa çatlar dedikleri

Utanç

J.M.Coetzee’nin “Utanç”ını okudum. Yazar, 2003’te Nobel Edebiyat ödülünü kazanmış. 1983’te “Michael K” ve 1999’da “Utanç” romanları ile Man Booker ödülünü 2 kez kazanmış. “Utanç”, Güney Afrika’da yaşayan, 52 yaşında, 2 kez evlenip boşanmış bir edebiyat profesörünün hikayesi. 20 yaşındaki öğrencisiyle ilişkiye giren ve çalıştığı okuldan uzaklaştırılan David, her şeyi bırakıp Cape Town’dan ayrılır. Bir kasabada … Okumaya devam et Utanç

Gömülü Dev

Kazuo Ishiguro'nun Gömülü Dev'ini okudum. Ishiguro, 2017'de Nobel Edebiyat ödülü almış, Japon asıllı İngiliz bir yazar. Gömülü Dev 2015'te yayınlanmış. Hikaye, 5.yy Britanya'sında geçiyor. Efsanevi kral Arthur, Britonlar ve Sakson'lar arasında barışı sağlamış. Aradan yıllar geçtikten sonra, ortalığı kaplayan mistik sisle birlikte, insanlar geçmişte yaşanan acıları, düşmanlıkları unutmuşlar, olayları hatırlayamıyorlar. (Nefis bir sis alegorisi...) Yabandaki … Okumaya devam et Gömülü Dev

Tehlikeli Oyunlar

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'dan sonraki ikinci romanı. Türk edebiyatının ilk postmodern eserlerinden biri. Bilinçakışı, iç monolog, iç diyalog teknikleriyle yazıldığı için okunması biraz dikkat gerektiriyor. Ama odaklanıp içine girdiğinde, nefis bir üslup; bir Oğuz Atay üslubu... Romanın kahramanı Hikmet, içinde yaşadığı toplumun ne tam anlamıyla bir parçası olabilmiştir, ne de ondan kopabilmiştir. Eski-yeni, doğu-batı, … Okumaya devam et Tehlikeli Oyunlar

Bir Cinayet Romanı

Pınar Kür'ün "Bir Cinayet Romanı"nı okudum. Türk edebiyatındaki ilk postmodern örneklerden biri olarak geçiyor. "Postmodern", 2.Dünya savaşından sonra ortaya çıkan bir sanat akımı. Evrensel değerleri, mutlak doğruları red eder. Gerçeklikten ziyade, kurmaca teknikleri ön plandadır. Yazar okuyucuyla oyun oynar, zamanda ve mekanda kaymalar, belirsizlikler yaşatır. Okuyucuyu eserin içine katıp, düşünmeye ve kurguyu oluşturmaya davet eder. … Okumaya devam et Bir Cinayet Romanı

Ford v Ferrari

Ford v Ferrari'yi izledim. 2019 yapımı, 2020 en iyi film kurgusu Oscar'ı ve en iyi ses kurgusu Oscar'ını kazandı. Yönetmen James Mangold. Oyuncular Matt Damon, Christian Bale. Efsanevi Le Mans yarışı, 24 saat süren, sadece hız ve tekniğin değil, dayanıklılığın da önemli olduğu bir yarış. Film, Ford'un Shelby GT40 modelini geliştirip, Le Mans yarışını domine … Okumaya devam et Ford v Ferrari